• İSTİFA İLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN SONA ERDİRİLMESİ ( İstifanın Geçerli Olduğu/Feshin Haklı Nedene Dayanıp Dayanmadığının Araştırılacağı - Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik/İşçinin İş Güvencesi Hükümlerinden Yararlanamacağı/Davanın Reddi )
• İŞ SÖZLEŞMESİ FESHİNİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE DAVASI ( İstifa Dilekçesinin İşleme Konulmaması ya da İşçinin İşyerinde Çalışmaya Devam Etmesi Durumunda İstifadan Sözedilemeceği - İkale Sözleşmesi/İstifaya Rağmen Çalışmanın Devam Etmesi )
• İSTİFA DİLEKÇESİNİN NİTELİĞİ ( İstifa Dilekçesinde "Tüm Haklarımın Verilmesi Kaydıyla" İbaresi Bulunmasına Rağmen İşçinin İşverenin Tutumunu Beklemeden İşyerinden Ayrılması Karşısında İstifa Dilekçesinin Şarta Bağlı Bulunmadığı/İstifa )
• İSTİFA DİLEKÇESİNİN GEÇERLİ OLDUĞU ( Davacı İşçinin Dilekçenin Verilmesinden Sonra İşverenin Buna Karşı Tutumunu Beklemeden İşyerinden Ayrıldığı - İstifa Dilekçesinin Şarta Bağlı Olduğundan Bahisle Geçersiz Olduğunun Söylenemeyeceği )
• İSTİFAYA RAĞMEN ÇALIŞMANIN DEVAM ETTİRİLMESİ ( Tarafların Kararlaştırdığı Sürenin Sonunda İş Sözleşmesinin İkale Yoluyla Sona Erdiğinin Kabulü - Çalışma Koşullarının Davacı Aleyhine Esaslı Tarzda Değişip Değişmediğinin Araştırılması Gerektiği )
4857/m. 20,24
ÖZET : Dava, feshin geçersizli ve işe iade talebine ilişkindir.İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir.Dosya içeriğine göre iş sözleşmesi davacı tarafından verilen yazılı dilekçeyle feshedilmiştir. Her ne kadar istifa dilekçesinde “tüm haklarımın verilmesi kaydıyla” ibaresi yer almakta ise, dilekçenin verilmesinden sonra işverenin buna karşı tutumu beklenmeden işyerinden ayrılması karşısında artık istifa dilekçesinin şarta bağlı olduğundan söz edilerek geçersiz olduğu söylenemez. Davacının çalıştığı bölümün değiştirilmek istenmesi sebebiyle iş sözleşmesini feshettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı bu davanın konusu olmadığından çalışma koşullarının davacı aleyhine esasla tarzda değiştirilip değiştirilmediği üzerinde durulmamış olup, haklı da olsa iş sözleşmesini fesheden işçi iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz.Davanın reddi gerekir.
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm suresi içinde davalı avukatı taralından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi taralından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı taraf, davacının, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini, ayrıca işyeri yetkilisinin davacıdan 14.6.2011 tarihli kendi el yazısıyla yazdığı istifa dilekçesini aldığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı taraf, davacının davalı işyerinden istifa ederek ayrıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece bozucu yenilik doğuran bir irade beyanı olana fesih bildiriminin şarta bağlı olarak açıklanmasının mümkün olmadığı, davacının garson olarak işe alındığı, geçici olarak resepsiyonda boşluğun doldurulması amacıyla idari işler kısmına alındığı, M. Z. Ç. isimli kişinin resepsiyonda görevlendirilmesi üzerine davacının eski görevinde çalıştırılmak istendiği, davacının bu istemi geri çevirerek yasal haklarının ödenmesi kaydıyla işten ayrılma talebinde bulunduğu, buna göre davacının işyerinden istifa ile ayrılmadığı, ayrıca dosya kapsamına göre fesih bildiriminin yazılı yapılmadığı ve fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde bildirilmediği, bu sebeple geçerli bir fesih olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı sebeple iş sözleşmesini derhal feshi 4857 Sayılı İş Kanununun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı Kanunun 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında Kanun'da işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir.
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde, kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir.
Somut olayda dosya içeriğine göre iş sözleşmesi davacı tarafından verilen yazılı dilekçeyle feshedilmiştir. Her ne kadar istife dilekçesinde “tüm haklarımın verilmesi kaydıyla” ibaresi yer almakta ise de bu dilekçenin verilmesinden sonra işverenin buna karşı tutumu beklenmeden işyerinden ayrılması karşısında artık istifa dilekçesinin şarta bağlı olduğundan söz edilerek geçersiz olduğu söylenemez. Davacının çalıştığı bölümün değiştirilmek istenmesi sebebiyle iş sözleşmesini feshettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı bu davanın konusu olmadığından çalışma koşullarının davacı aleyhine esasla tarzda değiştirilip değiştirilmediği üzerinde durulmamış olup, haklı da olsa iş sözleşmesini fesheden işçi iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 Sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1 ) Mahkemenin yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2 ) Davanın REDDİNE,
3 ) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4 ) Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5 ) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6 ) Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 28.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.