T.C.

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

E. 2017/1578

K. 2017/2022

T. 12.10.2017

* İŞÇİLİK ALACAĞI ( İşçi ve İşveren İlişkisinden Kaynaklanan Tazminat ve Alacak İstemi - Davacının İş Akdinin Kötü Niyetle Feshedildiği İddiasıyla Kötü Niyet Tazminatı Talep Edilmiş ve Mahkemece Kabul Edilmiş İse de Dosya İçeriğinden Kötü Niyet Tazminatının Şartlarının Oluşmadığının Anlaşıldığı - Davacının Çalışmasının Olmadığı Mart Ayında 10 Gün Çalıştığı İddiasına Göre Bilirkişi Tarafından Hesaplanan Miktar Üzerinden Ücret Alacağına Hükmedilemeyeceği - Mahkemece Kötü Niyet Tazminatı İşsizlik Ödeneği ve Ücret Alacağına Hükmedilmesinin Hatalı Olduğu )

* KÖTÜ NİYET TAZMİNATI ( İşçi ve İşveren İlişkisinden Kaynaklanan Tazminat ve Alacak İstemi - Davalı İşverenin Davacı İşçiyi İşten Çıkartmasında Kötü Niyetli Davrandığına İlişkin Eylem ve Bildirimde Bulunmadığı/Feshin Kötü Niyetli Yapılmadığı Anlaşıldığından Mahkemece Kötü Niyet Tazminatı Talebinin Reddi Gerekirken Kabulüne Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu )

* İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ( İşçi ve İşveren İlişkisinden Kaynaklanan Tazminat ve Alacak İstemi - İşsizlik Ödeneğinin Koşullarının Bulunması Halinde Borçlusunun İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğü Olduğu/İşsizlik Ödeneğinin İş ve İşçi Bulma Kurumundan Talep Edilmesi Gerekirken Davalı İşverenden Talep Edilmesi ve Mahkemece de Kabulüne Karar Verilmesinin Bozmayı Gerektirdiği )

4857/m. 17

4721/m. 2

ÖZET : Dava, işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan tazminat ve alacak istemine ilişkindir.

Davalı işverenin davacı işçiyi işten çıkartmasında kötüniyetli davrandığına ilişkin eylem ve bildirimde bulunmadığı, bu sebeple feshin kötüniyetli yapılmadığı anlaşıldığından Mahkemece kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi,

4447 sayılı Kanun’un 48. Maddesinde “Sigortalı işsizlere bu Kanunda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde, Kurumca işsizlik ödeneği ödenir”. hükmü yer almaktadır. Görüldüğü gibi işsizlik ödeneğinin koşullarının bulunması halinde borçlusu İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğü olup işveren değildir. Bu itibarla işsizlik ödeneğinin İş ve İşçi Bulma Kurumundan talep edilmesi gerekirken davalı işverenden talep edilmesi ve mahkemece de kabulüne kararı verilmesi,

Davacının iş akdi 28/02/2014 tarihinde feshedilmiş olup, davacının Mart ayında çalışması olmadığı halde Mart ayında 10 gün çalıştığı iddiasına göre bilirkişi tarafından hesaplanan miktar üzerinden ücret alacağına hükmedilmesi isabetsizdir.

DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili; davacının iş akdinin davalı tarafça haklı neden bulunmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, dava dilekçesinde yazılı işçilik haklarından kaynaklanan alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, ancak kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, dosyadaki delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Yapılan inceleme sonucunda;

Dava, işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan tazminat ve alacak davasıdır.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacının iş akdinin kötü niyetle feshedildiği iddiasıyla kötü niyet tazminatı talep edilmiş ve mahkemece kabul edilmiş ise de, dosya içeriğinden bu davada kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.

Şöyleki, belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar süresi tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi taktirde, fesih hakkı kötüye kullanılmış olduğundan söz edilir.

Fesih hakkını kötüye kullanan işveren 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca bildirim sürelerine ait ücretin 3 katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.

Kötüniyet tazminatına hak kazanma ve hesabı yönlerinden 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 6. fıkrasının açık hükmüne göre, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.

4857 sayılı Kanun'da genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikayet etmesi, dava açması veya şahitlikte bulunması sebebine bağlı fesihlerin kötüniyete dayanmaktadır.

Bu davada, dosya kapsamına göre davalı işverenin davacı işçiyi işten çıkartmasında kötüniyetli davrandığına ilişkin yukarıda yazılı esaslara uygun bir eylem ve bildirimde bulunmadığı, bu sebeple feshin kötüniyetli yapılmadığı anlaşıldığından Mahkemece kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

4447 sayılı Kanun’un 48. Maddesinde “Sigortalı işsizlere bu Kanunda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde, Kurumca işsizlik ödeneği ödenir”. hükmü yer almaktadır. Görüldüğü gibi işsizlik ödeneğinin koşullarının bulunması halinde borçlusu İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğü olup işveren değildir. Bu itibarla işsizlik ödeneğinin İş ve İşçi Bulma Kurumundan talep edilmesi gerekirken davalı işverenden talep edilmesi ve mahkemece de kabulüne kararı verilmesi doğru olmamıştır.

Davacının iş akdi 28/02/2014 tarihinde feshedilmiş olup, davacının Mart ayında çalışması olmadığı halde Mart ayında 10 gün çalıştığı iddiasına göre bilirkişi tarafından hesaplanan miktar üzerinden ücret alacağına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.

Bu duruma göre, mahkemece kötüniyet tazminatı, işsizlik ödeneği ve ücret alacağına hükmedilmesi hatalı olup, davalı vekilinin bu yönlere ilişkin olarak ileri sürdüğü itirazlar yerindedir.

Davalı vekilinin diğer istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olup, ancak Dairemizce yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK.nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kararın kötüniyet tazminatı, işsizlik ödeneği ve ücret alacağı yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri kısmen yerinde görüldüğünden HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı, işsizlik ödeneği ve ücret alacağı yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,

2- Davacı tarafın davasının KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİNE,

a- Davacının 634,00 TL/brüt ikramiye alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b- Davacının 2.982,55 TL/brüt yıllık izin ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c- Davacının kötüniyet tazminatı, işsizlik ödeneği ve ücret alacağına ilişkin taleplerinin REDDİNE,

d-Alınması gerekli 247,00 TL nispi karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatırılan harcın davacıya iadesine,

e-Davacı kendisini duruşmada vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 1.980,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

f-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 1.980,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

g-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 45,00TL tebligat, 8,00TL posta, 517,00TL bilirkişi masrafı, 247,00TL harç olmak üzere toplam 817,00TL'nin kabul/red oranı da dikkate alınarak 165,00TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

h-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan toplam 109,00TL'nin kabul/red oranı da dikkate alınarak 85,00TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

ı-Taraflarca fazlaca yatırılan delil ve gider avanslarının karar kesinleştikten sonra ve talep halinde taraflara ayrı ayrı İADESİNE,

3-Davalı tarafça yatırılan istinaf nispi peşin karar ve ilam harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,

4-Davalı tarafça istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 11,00TL tebligat gideri, 27,40 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın tebliği ile harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 5521 sayılı Kanunun 6763 sayılı Kanun ile değişik 8/3. maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 12.10.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.