T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2012/3-1344

K. 2013/517

T. 17.4.2013

• İŞTİRAK NAFAKASININ ARTTIRILMASI İSTEMİ ( Tarafların Ekonomik ve Sosyal Durumları Günün Ekonomik Koşulları Çocukların Yaşları ve Okul Durumları Nazara Alındığında Takdir Edilen Nafaka Miktarının Makul Oranda ve Hakkaniyete Uygun Bulunduğu - Yerel Mahkeme Kararının Usul ve Yasaya Uygun Olduğu )

• İŞTİRAK NAFAKASI ( Arttırılması İstemi - Maddi Durumu Oldukça İyi Olan Bir Babanın Çocuklarının da Aynı Yaşam Standardında Bir Yaşam Seviyesi Sürmelerinin TMK'nun 4. Md. Hükmüne Daha Uygun Olacağı/Takdir Edilen Nafaka Miktarının Makul Oranda ve Hakkaniyete Uygun Bulunduğu )

• HAKKANİYET ( Maddi Durumu Oldukça İyi Olan Bir Babanın Çocuklarının da Aynı Yaşam Standardında Bir Yaşam Seviyesi Sürmelerinin TMK'nun 4. Md. Hükmüne Daha Uygun Olacağı/Aksinin Çocukların Yararına Olmayacağı - Takdir Edilen İştirak Nafakası Miktarının Makul Oranda ve Hakkaniyete Uygun Bulunduğu )

4721/m.4

ÖZET : Dava; iştirak nafakasının arttırılması istemine ilişkindir. Mahkemece; maddi durumu oldukça iyi olan bir babanın çocuklarının da, aynı yaşam standardında bir yaşam seviyesi sürmelerinin TMK 4. maddesine daha uygun olacağı, aksinin çocukların yararına olmayacağı, 2008 yılından bu yana paranın alım gücünde ki değişiklik, çocukların ilerleyen yaşları ve eğitim durumları nedeni ile artan ihtiyaçları da gözetilerek davanın kısmen kabulüyle dava tarihinden itibaren nafaka miktarı 400,00 TL artırılarak her bir çocuk için aylık 1.000,00' er TL nafakanın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, çocukların yaşları ve okul durumları nazara alındığında, takdir edilen nafaka miktarının makul oranda ve hakkaniyete uygun bulunduğu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiş ve bu sebeple direnme kararının onanması gerekmiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki nafaka davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Aksaray 1.Aile Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 3.3.2011 gün, 2009/910 E.-2011/187 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 18.10.2011 gün ve 2011/9388 E-2011/15876 K. sayılı bozma ilamı ile;

( ... Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacı ile davalının müşterek 3 çocuğunun olduğunu, bu çocuklar için hükmedilen iştirak nafakalarının arttırılarak her bir çocuk için aylık 1500'er TL iştirak nafakasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Mahkemece, her bir çocuk için, aylık 1000 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir.

İştirak nafakası, çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana babanın mali durumuna göre takdir edilir.

Nafaka miktarının belirlenmesinde esas alınması gereken ister bakım ve barındırma, isterse okul, eğitim ve gelişme giderlerinin özenti ve aşırılığa kaçmadan doğru, makul ve gerçekçi sınırlar içinde kalmasına özen gösterilmesi toplumun ve çevrenin genel yaşam gelişim ve eğitim çizgisinin gözden uzak tutulması ve nihayet kişisel ve aşırı istekler ile toplumun lüks ve fantezi kabul edebileceği ihtiyaçlar için velayet kendisine bırakılmayan tarafın ağır yükümlülüklerine maruz bırakılmaması gerekmektedir.

Öyle ise mahkemece yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, makul oranda ve hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmesi gerekirken, tarafların gerçekleşen ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre, ayrıca çocukların yaşları ve bulundukları muhit itibariyle de fahiş bir miktarda nafakaya hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir... ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

H.G.K.'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; iştirak nafakasının arttırılması istemine ilişkindir.

Davacı vekili; müvekkili olan davacı ile davalının müşterek üç çocuğunun olduğunu, bu çocuklardan M. ve Ö. için bağlanan 600,00'er TL nafakanın 900,00'er TL artırılarak her bir çocuk için 1500,00 TL ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; istenilen nafaka miktarının günün ekonomik koşullarına göre fahiş miktarda olduğunu, davacının küçüklerin üzerinden lüks bir yaşam sürme gayreti içinde bulunduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; maddi durumu oldukça iyi olan bir babanın çocuklarının da, aynı yaşam standardında bir yaşam seviyesi sürmelerinin TMK 4.maddesine daha uygun olacağı, aksinin çocukların yararına olmayacağı, 2008 yılından bu yana paranın alım gücünde ki değişiklik, çocukların ilerleyen yaşları ve eğitim durumları nedeni ile artan ihtiyaçları da gözetilerek davanın kısmen kabulüyle dava tarihinden itibaren nafaka miktarı 400,00 TL artırılarak her bir çocuk için aylık 1.000,00' er TL nafakanın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece, yukarda belirtilen sebeplerle karar bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

H.G.K. önüne gelen uyuşmazlık; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, çocukların yaş ve eğitim durumları ile nafakanın niteliği gözetildiğinde, mahkemece takdir edilen nafakanın makul oranda ve hakkaniyete uygun miktarda olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

H.G.K.nda yapılan görüşmeler sırasında, bir kısım üyelerce, Özel Daire kararının yerleşik uygulamaya uygun olduğu, nafaka miktarının 600,00 TL'den 1000,00 TL ye çıkarılmasının ilkeleri aştığı, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüş ise de H.G.K.'nun çoğunluğunca bu görüş benimsenmemiştir.

H.G.K.'nun çoğunluğunca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, çocukların yaşları ve okul durumları nazara alındığında, takdir edilen nafaka miktarının makul oranda ve hakkaniyete uygun bulunduğu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiş ve bu sebeple direnme kararının onanması gerekmiştir.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarda açıklanan sebeplerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 6217 Sayılı Kanunun 30. maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı H.U.M.K.'nun 440/III maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.04.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

yarx